Özel Belgede Sahtecilik Suçu

Genel Olarak Hususi Belgede Sahtecilik Özel Belgede Sahtecilik suçu hakkında genel bilgiler aşağıda verilmiştir 1-)Özel belgede sahtecilik suçu kamunun güvenine karşı işlenmiş suçlardandır. Yani suçun mağduru belli bir kişi değildir. Bundan dolayı 5237 sayılı Kanunun 43. maddesinde tanzim edilen zincirleme( teselsül) suç hükümlerinin tabiki mümkündür. 2-) 7237 sayılı Kanunun 207. maddesinde tanzim edilen özel belgede sahtecilik suçu 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunun; a-) 345. maddesinde tanzim edilen hususi evrakta sahtecilik; b-)346. maddesinde tanzim edilen sahte hususi evrakı kullanmak; c-) 325. maddesinde tanzim edilen Devlet Demir Yolları ve diğer amme nakliye şirketinin biletlerini taklit etmek; d-) 328.maddesinde tanzim edilen Devlet Demir Yolları ve diğer amme nakliye şirketinin biletlerini taklit taklit fiiline iştirak etmeden ancak taklit olduğunun bilerek kullanak; e-)329/1. maddede tanzim edilen amme nakliye şirketlerince kullanılmış biletleri kullanıldığına dair işaretleri imha edetek yeniden kullanmak; f-)344 Ticari evrak ve senadat tanzim edilirken kendisinin veya başkasının hüviyeti hakkında yalan beyanda bulunmak; g-) 353.Maddede tanzim edilen Zabıtanın teftişine tabi defterler ve kayıtlara yalan beyanda bulunanlar; Şeklindedir. 3-) 76 sayılı mülga Türk Ceza Kanu’nun 348. maddede tanzim edilen hususi belgenin bozulması, yok edilmesi ve veya gizlenmesi fiili,5237 sayılı Kanunla sahtecilik vasfından çıkartılmıştır; 4-) Hususi belgede sahtecilik suçunun konusu özel belgedir.Hukuk alanında belgeler kural olarak hususi belgedir.Resmi belge olmak için belgenin kamu görevlisi tarafından ve görevi gereği tanzim edimesi gerekir.Ya da belgenin resmi belge olduğuna dair kanunda açık hüküm gerekir. Türk Ceza Kanunun 210. maddesinde, emre ve hamile yazılı kambiyo senetlerinin resmi belge hükmünde olduğunun belirtilmesi buna misal verilebilir.Karma belgeler de vardır.Kısmen resmi kısmen de hususi belgeler gibi. Buna Yüksek öğretim Kuruma tarafından tanzim edilen sınav cevap kağıtları misal olarak verilebilir.Hukuki etkisi olan ve resmi sayılmayan her türlü belge hususi belgedir. 5-)Özel belgede sahtecilik suçunun faili herkes olabilir. Kamu görevlisi ve normal vatandaş olabilir. 6-)Sahte bir özel bir belge tanzim etmek, hususi belgede sahtecilik suçunun bir çeşididir.Sahte bir tahliye taahhütnamesi tanzim edip ev sahibine vermek; Sahte bir kira akdi yaparak kiracıya vermek sahte hususi evraka misal olarak verilebilir.Sahte bir hususi belge tazim ederek kullanmak suçunun olabilmesi için, sahte belgenin yukarıda da açıklandıği gibi kiracıya vermek gibi kullanmak gerekir.Suçun oluşması için kullanmak şarttır.Tahliye taahhütnamesi gibi sahte bir hususi belge tanzim edip uhdesinde tutmak fiili suç oluşturmaz 7-)Gerçek bir hususi evrakı tahrif etmek hususi evrakta sahtecilik suçunun diğer bir çeşididir.Burada, ilk önce gerçek bir hususi evrak olup olmadığını tespit etmek gerekir.Gerçek bir hususi evrak hukuk düzenin meşru olarak kabut ettiği evrak olması gerekir. Fuhuştan kazanılan paranın ödenmesine dair sözleşme gerçek bir sözleşmedir.Ancak, hukuk düzeninn koruduğu bir sözleşme değildir.Gerçek bir hususi evrakta yapılan sahteciliğin iğfal kabiliyetine haiz olması gerekir. Sahteciliğin iğfal kabiliyeti yoksa, bu durumda fiil hususi evrakı bozmak olur ve 5237 sayılı Kanunun 208.maddesine mümas suç oluşur. 8-)Sahte olduğunu bildiği hususi evrakı(private document) bu niteliğini bilerek kullanmak.Bu suçta failin, evrakın sahte olarak tanzim edilmesinde herhangi bir methali yoktur.Sadece sahte olduğunu bildiği hususi evrakı kasten kullanmatadır. 9-)Hususi evrakta sahtecilik suçunda zararın kullanmakla gerçekleştiği kabul edilir. Ayrıca zararın doğması aranmaz.Hususi evrakta sahtecilik suçunda ihtimali vardır. 10-)Hususi evrakı kullanmak demek, hukuki sonuç doğuracak şekilde kullanmak demektir.Kendisinde tahliye taahhütnamesi olduğunun söylemek ve mezkur taahhütnamenin tehdit veya hava atmak amacı ile fotokopisini göstermek, faks çekmek kullanmak demek değildir. 11) Hususi evrakta sahtecilik suçu kasten irtikap edilebilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 208/2. fıkrasında tanzim edilen fiilde, hususi evrakın sahte olduğunu bilmek aranmıştır. Taksirle irtikap edilmesi mümkün değildir.Hususi evrtaktaki kasıtan amaç zarar vermek bilincidir. 12-)Cezayı hafifletici sebep TCK.’nun 211. maddesinde tanzim edilmiştir. Buna göre, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın veya gerçek bir durumun ispatı amacı ile sahtecilik suçu işlenmesi halinde daha az ceza verilecektir.Hususi evrakta sahtecilik suçunda ağırlaştırcılı sebebler tazim edimemiştir 13-)Sahte hususi belgenin düzenlenmesinde iştirak hükümleri şartları varsa uygulanabilir. 14-) Hususi evrakta içtima için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 212. maddesinde hususi hükün konmuştur.Tanzim edilen sahte bir hususi evrakla başka bir suç irtikap edilmesi halinde gerçek içtima hükümleri uygulanır. 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu döneminde fikri içtima hükümleri uygulanmaktaydı.Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçu irtikap edilikten sonra, gizlemek amacı ile sahte hususi evrak tanzim edilmesi halinde 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunun 79. maddesi gereğimce sadece sahte hususi evrak tanzim etmek suçundan da tecziye edimekteydi. 15-)Sahte hususi evrak suçu re’sen takip edilen bir suçtur. Şikayet aranmaz.Sahte hususi evrak tanzim etmek suçu, tanzim edilen evrakın kullanılması ile oluşur.Gerçek bir hususi evraakta iğfal kabiliyeti olacak şekilde tahrifat yapıldığı anda suç tekemmül eder.Tahrifatın yapıldığı yer ve sahte belgenin kullanıldığı yer suç yeridir. 17-) Ceza miktarı 1 ila 3 yıl olduğundan 5235 sayılı Kanunun 11. maddesine göre, görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. 18-)Hususi evrakta sahtecilik suçu yüz kızartıcı(increditable offence) suçlardandır. Adli sicil kaydınan silindikten sonra adli sicil arşiv kaydına alınır. 19-) Hususi evrakta sahtecilik zamanaşımı, sahte evrakın hukuki sonuç doğuracak şekilde kullanılması veya gerçek bir evrakta iğfal kabiliyeti olacak şekilde tahrifatın yapılması ile başlar.Türk Ceza Kanunun 66/1-e maddesine göre 8 yıldır.Sahteciliğin yapıldığı gün zamanaşımı süresine dahildir. 20-)Hususi evrakta yapılan sahteciliğin iğfal kabiliyetinin olması gerekir.Sahtecilikte iğfal kabiliyeti yoksa suç oluşmaz. Sahteciliği iğfal kabiliyetine haiz olup olmadığını takdir yetkisi hakime aittir. 21-)Hususi bir belgenin, tehdit amacıyla veya gözdağı vermek amacıyla kullanılması, hukuken kullama sayılmaz. Mesela telefon edip, kendisinde hususi bir varaka olduğunu belirtip, taleplerinin yerine gelmemesi halinde icraya verileceğinin söylenmesi hususi varakanın kullanılması demek edeğildir. Hususi Belgede Sahtecilik Suçları Hususi Varakada sahtecilik suçuları 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207. maddesinde tanzi edilmiştir.Bunlar bir özel belgeyi sahte olarak tanzim etmek, Gerçek bir özel belgede başkalarını aldatacak şekilde tahrifat yapmak veya Sahte bir özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanmak suçlarıdır 1-)Bir Özel Belgeyi Sahte Olarak Düzenlemek Sahte özel belgenin tanzim edilmesi, taşınması suç değildir. Ancak sahte hususi belgenin kullanılması gerekir. Ancak bu ,kullanmaın, resmi merciler nezdinde olması şart değildir. Kamu görevlisi olmayan kişilere karşı da kullanma yeterlidir. 2-)Gerçek Bir Özel Belgeyi Başkalarını Aldatacak şekilde Değiştirmek. 3-)Sahte Bir Özel Belgeyi Bu Özelliğini Bilerek Kullanmak. Bu suçun oluşması için failin kullanmış olduğu hususi belgenin sahte olduğunu bilmesi gerekir.Failde böyle bir malumat yoksa mezkur suç oluşmaz 1-)Resmi mercileri veya kişileri ikna etmek, korkutmak ve yıldırmak, sindirmek,bazı kişilere karşı kendini önemli göstermek, amacı ile elinde belge olduğunu söylemek, ima etmek veya fotokıopisini göstermek ya da faks çekmek sahte hususi belgeyi kullanmak değildir. 2-)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.10.1993-207/235 künyeli kararına göre;, sahte teminat mektuplarının tanzim edilip ihale açan firmaya verilmesi ve buna istinaden sözleşme yapılması, sahte hususi belgenin kullanılması(use a counterfeit private document) için kafidir.İlgili banka şubesinden mektupların araştırılması sonuca etkili değildir. 3-)Faturalar hususi belge(private document) olmasına rağmen, satmak, bulundurmak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359/1-b madesi gereğince tecziye edilir. 4-)Kira sözleşmesi, tahliye taahhütnamesi, fatura, ilaç küpürü,işe giriş bildirgesi, teminat mektupları,emisyon ölçüm pulu,ödeme kaydedici cihaz fişi,kambiyo senedi niteliğinde olmayan adi sentler, hususi belgeye misal olarak verilebilir.Bu sayılan belgelerin hukuki sonuç doğuracak şekikde kullanılması gerekir.Meselâ, kendisi yerine başkasına imzalattığı kira sözleşmesini ev sahibine vermek; sahte emisyon ölçüm pulunu yetkili mercilere ibraz etmek; sahte faturaları kullanarak şirketten para almak, işverenin ait sahte işe giriş bildirgesini resmi kurma ibraz etmesi, şirkette çalışan muhasebecinin sahte faturaları gider göstermek sureti ile şirketten para alması, apartman yöneticisini sahte fatura kullarak yönetime ait hesaptan para çekmesi; kiracının başkasına imzalarak ev sahibine sahte tahliye tahhütnamesi vermesi;market sahibinin, müşteriye sahte ödeme kaydedici cihaz fişi vermesi, bankada çalışan görevlinin müşteriye sahte teminat mektubu vermesi misal olarak verilebilir. 5-)Sahte hususi belgenin(private document) tehdit amacı ile kullanmak için fotokopisin gösterilmesi kullanma değildir.Keza bir kimsenin korkutmak amacı ile elinde fatura olduğunu sölemesi ve forkopisini gösterilmesi ve faks çekilmesi, ya da bu yönde dedikodu çıkartılması sahte hususi bir belgeyi kullanma(use a counterfeit private document) değildir kullanma değildir. 6-)Sahte hususi bir belgeyi(a private document) bu sahteliğini bilerek kullamak gerekir.Burada suçun d o ğ r u d a n k a s t ile işlenmesi gerekir.Bu suçun olması için, failin, kullanmış olduğu hususi belgenin sahte ülduğunu bilmesi gerekrir. Hususi Belgeler Yargıtay Kararlarına göre hususi belgeler(private document) aşağıdada verilmiştir 1-)özel bankaya ait dekontlar.Akbank özel bir banka oluğu için, özel bankaya ait dekontlar da hususi evraktır(private document).(6.CD.27.1.1988 10704-872)Resmi bankaya ait dekontlar da resmi belgedir. 2-)Hususi bankaya ait teminat Mektupları. Sahteciliğe konu, TC. Ziraat Bankası Akay şubesine ait teminat mektupları resmi belge(official document) olduğundan davaya bakma görevinin Ağır Ceza Mahkemesins ait olduğu gözetlimden (6.CD.9.6.1989 tarih 12367-5766 sayılı ) 3-)Triptik Karnesi. Suça konu triptik karnesinin hususi belge(private official) olduğu gözetilmeden(6.CD.9.6.1987 tarih 4080-6237 sayılı ). Triptik karnesi hususi belge olduğundan, mezku karne üzerinde sahtecilik yapılması halinde 5237 sayılı Türk Cez Kanunun 207. maddesi ile hüküm tesis edilmesi gerekir. 4-)Kredi kartından çıkarılan örnek(Fotokopi) Sanığın, müşterinin kredi kartından örnek çıkararak düzenlediği belge hussi belgedir(private document) (YCGK.30.05.1994-131/154 Künyeli Karar) 5-)Kira Akdi. Noterden yapılmamış kira akdi hususi belge(private document) vasfındadır.Kiracının, kira sözleşmesine, kendisi yerine bşkasına imza attırıp, ev sahibine vermesi, sahte hususi belgeyi kullanma(use a counter private document) olur. 6-)Tahliye Taahhütnamesi. Noterden yapılmamış tahliye taahhütnamesi hususi belge mahiyetindedir. Tahliye taahhütnamesinin vadesinde tahrifat yapmak ya da tahrifat yapılmış tahliye taahhütnamesini kullanmak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 207. maddesine mümas suçu oluşturur. 7-)Fatura.Hususi belgedir(private document).Kullanılmakla suç oluşur. 😎 İlaç Küpürleri 9-) Emisyon ölçüm Pulları. Hususi belge mahiyetindedir. 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 345. maddesine mümas suçu oluşturur. (6.CD.16.04.1998 tarih ve 4063/3275) 10-) Satış Sözleşmeleri 11-)İşe Giriş Bildirgesi 12-)Ödeme Kaydedici Cihaz Fişleri 13-)İş Veren Tarafından Tanzim Edilen Bordro, 14-)Sahte İETT Otobüs Bilet. Bilet Gişesinde çalışan sanığın, sahte İETT bileti satma şeklindeki fiili hususi begede sahtecilik(5237 sayılı Kanunun 207/2 ya da dolandırıcılık mezkur Kanunun 158. maddesine mümas suçu oluşturur. 15-)Karma Nitelikteki Begenin özel Evrak Kısmı.Bazı belgeler kısmen hususi evrak kısmen de resmi evraktır Bu tip belgelere misal olarak Yüksek öğretim Kururmu tarafından yapılan sınavlara ilişkin hazırlan cevap kağıtları verilebilir. Mezkur begenin, kurum tarafından hazırlanan kısmında sahtecilik yapmak, resmi begede sahtecilik(counterfeit a official document) suçunu oluşturur.Ancak, aday tarafından doldurulan kısımda sahtecilik yapmak özel belgede sahtecilik suçunu oluşturur. Başkasının yerine sınava giren kişinin, sınav cevap kağıdını cevaplandırıp yetkiliye vermesi halinde hususi begede sahtecilik suçu oluşur.( Sanık, üniversiteye kayıt yaptırmadan yakalanmıştır) sanığın fiili 5237 sayılı Kanunun 37, 207 ve 43. maddesine mümastır (6.CD.10.11.2005 tarih ve 18397/9760) 16-)Fatura İrsaliye. Hem fatura hem de irsaliye yerine gçer Hususi evrak(private document) yeıine geçer. 17-)Banka Hesap Cüzdanları. Bankadaki kayıtlar esas alındığından, belge vasfı bulunmayan banka hesap cüzanlarında tahrifat yapılması, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturmaz. Şartları varsa (765 sayılı mülga ) Türk Ceza Kanuu’nun 503. maddesindeki sahtecilik suçunu oluşturur (6.CD.22.01.87 tarih ve 9653/529 Künyeli Kararı ) 17-)Sahte Tekel Bandrolları: Hususi belge(private document) mahiyetindedir. 765 sayılı Mülga Türk Ceza Kanunu’nun 345 ve 80. maddesine mümas suçu oluşturur. (6.CD.24.12.2001 tarih ve 15675/15673 Künyeli Kararı) 18-) Derneklece düzenlenen kimlik kartları:Bu kartların hukuki bir etkisi olmadığından sahtecilik fiiline konu olamaz.(6.CD.9.02.2004 tarih ve 22124/918 künyeli kararı). 19-) Türk Hava Yolları Biniş kartı. Bu kartın ne şekilde hukuki etkisi olduğu karar karar yerinde açılanmadan sanık hakkında sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi(6.CD.4.12.2003 tarih ve 20150/9400 künyeli kararı). 20-)Noterlik Dairesi Dışında Sahte Olarak Tanzim Edilen ve Notere Aslına uygunluğu Tasdik Ettirilen Belge Resmi Belge Haline Gelmez (6.CD.08.10.2003 tarih ve 4492/6558 künyeli karar). (6.CD.09.03.2004 tarih ve 23572/2575 künyeli kararı).(6.CD 27.05.2003 tarihli ve 18935/3701 künyeli içtihadı) 21- Alacaklı adı ve düzenleme tarihi bulunmayan bono hususi belgedir(6.CD.22.2.1999 tarih ve 744/632 künyeli kararı). 22-) İhaleye katılma yetkisi olmayan sanığın, kendini kardeşi olarak tanıtıp ve kardeşinin adına Orman İşletmesi Müdürlüğü tarafından açılan ihalenin şartnamesini imzalyan sanığın fiili 765 sayılı Kanunun 79,345 ve 80. maddelerine mümas suçu oluştutu(6.CD.16.14.1999 tarih ve 3940/3846 künyeli kararı). 23- Başkalarının vergi iadesi alması için muhteviyatı itbariyle sahte perakente satış fişi tanzim etmek fiili 765 sayılı kanunun 345. maddesine mümastır((11.CD.03.05.1999 tarih ve 2787/4132 künyeli kararı). 24-)Birden fazla vade tarihi olan bono, TTK.nun 616. maddesi karşısında kambiyo senedi niteliğini taşımadığından 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 345. maddesine mümas hususi belgede sahtecilik suçunu oluşturur. 25-)Sanığın önceden doğmuş borcuna karşılık düzenleme tarihi içermeyen bu nedenle de hususi evrak(private document) vasfında olan sahte bono vermesi fiili 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunun 345. maddesine mümas hususi evrakta sahtecilik suçunu oluşturr.(6.CD.30.11.2001 tarih ve 13690/13735 künyeli kararı). 26-)Anayasanın 127 ve 442 sayılı Köy Kanunun 7. maddesine göre, tüzel kişiliğe sahip yerel yönetimler il, Belediye ve Köylerden oluşur.Türk Ticaret Kanunun 688 ve 689. maddesine göre, bonolarda bulunması zorunlu unsurlardan düzenleme yerinin yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, kent, ilçe ve köy yönetim birimlerinden biri olması gerekir.Bonoda düzenleme yeri mezkur yerleşim yerlerinden birine uygun değilse bono hususi evrak(private document) haline dönüşür.Dava konusu senette yazılı olan ‘B.Evler’ Türk Ticaret Kanunun öngördüğü düzenleme yeri olmadığından evrak hususi belge vasfına dönüşmüştür.(6.CD.05.12.2001 tarih ve 13031/14958 künyeli kararı)Bize göre, il, ilçe ve köy dışında, belde isminin de yazılması bonuyu geçerli kılar, Beldenin ayrı tüzel kişiliği vardır.Köy ile belediye arasında bir yönetim birimidir. 26-) Dava konusu yırtılmış Senetin tüm parçaları elde olmadığından, bonoda bulunması gereken asli şartların ne şekide gerçekleştiği tespit edilemediği halde resmi belge vasfında olmadığı gözetilmeden 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 345. maddesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir(.(6.CD.04.12.2011 tarih ve 10771/14959 künyeli kararı) Özel Belgede İçtima Hususi varakada sahtecilik suçu ile başka bir suç irtikap edilmesi halinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 212. maddesi gereğince gerçek içtima hükümleri tatbik edilir. Hususi varakada sahtecilik suçu, daha önce irtikap edilmiş başka bir suçu gizlemek amacıyla işlenmiş olabilir. 1-)Mesela, itimadı suistimal suçunu gizlemek amacıyla hususi varakada sahtecilik suçu işlenmi olabilir bu durumda hem hususi varada sahtecilik suçu hem de diğer suçtan yani itimadi suistima suçundan ceza verilmesi gerekir 2-) Hususi varakada sahtecilik suçu, başka bir suçu işlemek amacıyla irtikap edilmiş olabilir. 3-)Mesela dolandırıcılık suçunu irtikap etmek amacıyla hususi varakada sahtacilik suç işlenmesi halinde, 01.06.206 tarihinden önce irtikap edilen suçlar için fikri içtima hukümleri uygulanması gerekir. 4-)Bunan karşılık mezkur tarihten sonra irtikap edilen suçlar için de gerçek içtima hükümlerinin uygulanması gerekir. Yani hem hususi varakada sahtecilik hem de dolandırıcılık( theft by deception) suçundan tecziye edilmesi gerekir. Apartmanın İşletmesi ile ilgili Defter ve Belgeler Apartman yöneticleri kamu görevlisi olmadılarından hizmet nedeni ile emniyeti suiistimal suçundan tecziye edilmesi gerekir. Apartmanın genel işletmesi ile ilgili defterler notere tasdik ettirilse ile hususi evraktır(official document). Hususi evrakta tahrifat kaullanılmaka oluşur 1-)Apartman yöneticisi bir vekil gibi sorumlu olduğundan, zimmet hükümlerine göre deiği; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155/2. maddesinde tanzim edilen hizmet nedeni ile itimadı suiistimal(abuse of trust)) suçundan tecziye edilmesi gerekir. Kesinleşen işletme projeleri veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararları, İcra ve İflas Kanununun 68 inci maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılır. Bunlar hususi evrak hükmündedir. Kullanılmakla suç oluşur. 2-)634 sayılı Kat mülkiyeti Kanunun Madde 32 . maddesine göre, Kat malikleri kurulu kararları 1’den başlayıp sırayla giden sayfa numaraları taşıyan her sayfası noter mührüyle tasdikli bir deftere yazarak, toplantıda, bulunan bütün kat maliklerince imzalanır karara aykırı oy verenler bu aykırılığın sebebini belirterek imza koyarlar. 3-)36. maddeye göre de – Yönetici, kat malikleri kurulunun kararlarını protokolleri, yapılan ihtar ve tebligatın özetini ve tarihlerini ve bütün giderleri, 32 nci maddede sözü geçen deftere tarih sırasıyla yazmaya ve bu defteri ve giderlerin belgeleriyle diğer bütün belgeleri bir dosyada saklamaya mecburdur. 4-)Bu defterin, her takvim yılının bitmesinden başlayarak bir ay içinde yönetici tarafından notere kapattırılması mecburidir. 5-)634 sayılı Kat mülkiyeti Kanunun 38. maddesine göre yönetici, kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur. Madde 37 – (Değişik madde: 13/04/1983 – 2814/12 md.)”ye göre de, Kesinleşen işletme projeleri veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararları, İcra ve İflas Kanununun 68 inci maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılır. İcra iflas Kanunun 68. maddesi (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/38 md.)’inde bahsedilen belgeler aşağıda verilmiştir (Değişik fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./16. md.) Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilamsız takip yapılamaz. Noter Tarafından Tasdik Edilen Hususi Varakalar Noter tarafından tasdik edilen hususi varaka, resmi varaka haline dönüşmez. Hususi bir belgenin noter tarafından tasdik edilmesi onu resmi bir varaka haline getirmez. Ancak hususi varakada noter tarafından yapılan tasdikte, tahrifat veya tağyir yapılması halinde sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli varakada sahtecilik söz konusudur.Limited şirketine ait defterde sermaye arttırımının noter tarafınadan tasdik edilen 25.06.1997 tarihli (2) numaralı kararda sahtecilik yapılması halinde, noterde tasdik edilen sahtecilik kısmında sahtecilik bulunmaması nedeniyle, 765 sayılı (mülga) Türk Ceza Kanunu’nun 342/2. maddesi değil; mezkur Kanunu’nun 345. maddesi uyğulanması gerekir.(6.CD 8.10.2003 tarihli ve 44-6558 künyeli içtihadı) Hususi Evrakın Hukuki Bir Kıymet İfade Etmesi Gerekir Bir varakanın, hususi evrak olması için, ‘h u k u k î k ı y m e t’nin olması gerekir.Varaka’nın ispat etmiş olduğu vakıanın hukuki bir kıymetinin olması gerekir. Varaka’nın ispat etmiş olduğu vakı’nın veya durumun hukuki kıymet ifade etmesi gerekir.Hukuki kıymet ifade etmeyen varakanın hukuki bir ehemmiyeti de olamaz. Ancak varaka, hukuki kıymet ifade etmesi için tanzim edilir.Fakat, bazen, bir varaka tanzim edildiği anda hukuki kıymet ifade etmesi için yapılmaya bilir. Değişen şartlar, zamanla varakaya hukuki bir kıymet yükler. Mesela bir bakkal’ın köyde vuku bulan olayları nizami olarak tanzim ettiği bir defteri, yıllar sonra nüfus davasında delil olarak kullanılabilir.Bundan dolayı bu defter yıllar sonra gelişen olaylar nedeniyle hukuki kıymet kazanabilir.Bu konuuyla alakalı Yargıtay içtihdaı aşağıda verilmiştir 1-)Dernekler tarafından tanzim edilen kimlik kartlarının hukuki bir sonuç doğurma yeteneği olmadığından, kanuni bir geçerliliğinin olmaması nedeniyle sahtecilik suçuna konu olamaz.(6.CD 04.12. 2003 tarihli ve 20150/9400 künyeli içtihadı) 2-) Türk Hava Yolları biniş kartının,yurt dışına çıkmada bir etkisi olmaması nedeniyle pasaportunun olmadığı için yakalanan sanık hakkında, suça konu belgenin ne şekilde sonuç doğurduğu karar yerinde tartışılmadan hüküm tesis edilmesi hukuka aykırıdır(6.CD.09.02.2004 tarihli ve 22124/918 künyeli içtihadı) 3-)Olay tarihinde camiide müezzin olarak görev yapan sanığın, Müşteki’nin camii için bağış yapacağını söylemesi üzerine, yetkisi olmadığı halde, kullanımdan kalkan makbuzu düzenleyerek para alması ve bilahare bu parayı derneğe intikal ettirmemesi şekilde oluşan fiilde, bağışın herhangi bir talep olmadan rızaen verilmesi nedeniyle dolandırıcılık suçunun oluşmadığı, suçun 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 508. maddesi kapsamında kaldığından, şikayet yokluğu nedeniyle mezkur Kanunu’nun 99. maddesi gereğince mahkumiyeti yerine düşürülmesine karar verilmelidr( 11. CD . 17.06.2002 tarihli ve 4278E ve 5893K künyeli içtihadı) 4-)Katılan’a ait otobüslerle şoför olarak çalışan sanığın, işten ayrılıp çalıştığı dönemlere ait sigorta primlerinin yatırılmadığı gerekçesiyle, Sigorta Müdürlüğüne başvuruda bulunan sanığın,Ankara Sigorta İl Müdürlüğü’nün yazısıyla kendisinden, işverenin ‘ikametgah adresinin’bildirilmesinin istenesi üzerine, Katılanın doğru olduğu anlaşılan ev adresine havi dilekçeyi Katılan adına düzenleyerek vermesi gerektiğine inanması karşısında, 21.05.2001 tarihli dilekçenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir(6.CD 24.04.2004 tarihli ve 4222/4096 künyeli içtihadı) 5-)Duygu açıklamaları hukuki kıymet ifade etmez. Bundan dolayı bir varakaya başkasını sevdiğini nefret ettiğini ya da kıskandığını yazılması halinde bir varaka olamaz.Bazen bazen istisnai de duygu açıklamasının hukuki bir etkesi olur. Mesela bir babanın oğlunu affettiğini belirtmesi havi hususi bir varaka bir davada delil olarak kullanılabilir. Ozel Belge Sahtecilik Suçuna İştirak Mümkündür 1-)Hususi belgede sahtecilik suçuna iştirak mümkündür.Sahte özel belgeyi tanzim eden kişinin aynı zamanda bunu kullanması halinde tek suç oluşur. Kişi kullandığı varakanın sahteliğini bilmediği takdirde, sorumlu olmaz. Ancak sahte varakayı kullanması için başkasına veren kişi sorumludur. Asli failin herhangi bir şekilde sorumlu olmaması halinde, azmettirenin, kandıranın kişinin sorumluluğu baki kalır. 2-)Halbanktan alınacak kooperatif kredileri için, yapılan başvuruya ekli matbu evrakın kooperatif tarafından doldurulacak kısmı, ortağın genel durumu hakkında bilgi ve kanaatla ilgili olup, bu bölümün gerçeğe aykırı doldurulduğuna dair bir iddia bulunmaması karşısında, sahte olduğu iddia edilen kefil imzalarının bulunduğu bölümün ise kredi talep eden sanık Ergin tarafından doğrulanması nedeniyle kooperatifle bir ilgisinin bulunmamasından dolayı kooperatif başkanı sanık Sefa’nın fiili, diğer sanığın özel belgede sahtecilik suçuna iştirak vasfındadır. Olayda, 1163 sayılı Kanunun 62/3. maddesinin uygulanma yeri bulunmamaktadır(1.CD 3.07.2007 tarihli ve 8774/4596 Sayılı içtihadı) 3-) Sahte bir belgeyi icra takibi yapması, mahkemeye ibraz etmesi için avukatına veren kişi, avukat sorumlu olmasa bile sorumludur. Özel Belgede Sahtecilik Suçuna Teşebbüs Mümkün Değildir 1-)Özel belgede sahtecilik suçuna teşebbüs mümkün değildir.Özel belgede sahtecilik suçu ani suç olup hususi evrakın kullanılması ile oluşur. 2)Özel belgede sahtecilik suçu, ani suçlardandır. Hususi evrak kullanılmakla suç tekemmül eder. Zamanaşımı tarihi de bu tarihten itibaren hesaplanmalıdır.Özel belgede sahtecilik suçu teşebbüse elverişli değildir. Özel belge tanzim edilip kullanılmazsa suç oluşmaz. Kullanma anına kadar yapılan hareketler hazırlık hareketleridir. 3)Sahte hususi belgeyi kullanmak suçu, doğrudan kasıtla irtikap edilmesi gerekir. Kişinin kullandığı belgenin sahte olduğunu bilmesi gerekir.Kişi kullandığı varakanın sahte olduğunu bilmiyorsa, suç oluşmaz. 4)Bİr kişi sahte bir evrakı, sahte olduğunu bilmeyen kişiye kullandırırsa, kullanan kişinin sorumlu olmaması, azmettirenin sorumluluğunu kaldırmaz. Mesela bir kimse, sahte bir belgeyi kullanmasi için avukatına vermesi halinde, belgenin sahte olduğundan haberi olmayan avukat sorumlu olmaz. Ancak, Sahte belgeyi avukata kullanması için veren kişi sorumlu olur.Sahte bir senedi vekiline verip icra takibi yaptıran kişi, sahte belgeyi kullanmak suçundan sorumludur. 5-)Bazen hususi bir varaka tanzim etmek amacıyla, resmi bir varaka bozulabilir.Mesela, sahte araç muayenesi yapan özel kişi ya a kuruluş, resmi belge olan ‘Motorlu Araç Trafik Belgesi’inde sahte olarak muayene yapıp kullanması ve kullanması için başkasına vermesi ve başkası tarafından da kullanması halinde hususi evrakta sahtecilik suçu oluşur. Ancak, mezkur belge yapılan sahte araç muayene işleminin ikna kabiliyetinin olmaması veya yapılan sahte muayeninin kullanılmaması yada kullanılmadan yakalanması halinde suç, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 205. maddesinde tanzim edilen resmi belgeyi bozmak suçu yönünden değerlendirilmesi gerekir Hususi Belgede Sahtecilik ve 2978 sayılı Vergi İadesi Kanununa Muhalefet Vergi iadesinden yararlanmak amacı ile sahte gider belgeleri kullanmak sahtecilik değildir 1-)Sanığın vergi iadesinden yararlanmak amacı ile sahte gider belgeleri kullanması fiili, 2978 sayılı Vergi İadesi Hakkındaki Kanunun 6. maddesine mümas olduğundan, dosya hakkında idarece işlem yapılmak üzere görevsizlik kararı verilerek evrakın idareye gönderilmesi gerekir(6.CD.04.04.2006, 9115-3361) Hususi Belgede Sahtecilik ve Hususi Belgeyi Bozmak Hususi belgede sahtecilik ve hususi belgeyi bozma suçları birbirinden faklıdır. 1-)Hususi evrakta sahtecilik suçu serbest hareketli bir suçtur.Bunlar sahte bir hususi evrakı tanzim etmek, sahte olduğunu bildiği hususi evrakı bu özelliğini bilerek kullanma ve gerçek bir hususi evrakta tahrifat yapmak şeklinde özetlenebilir.Bazen fail, gerçek bir hususi evrakta sahtecilik yapmak isterken, yapılan sahteciliğin iğfal kabiliyetine haiz olmazsa; bu durumda, sahtecilik suçu oluşmaz; ancak gerçek bir hususi evrak bozulmuş olur.Bu defa fail, hususi evrakta sahtecilik suçundan değil; hususi evrakı bozmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 208. maddesine göre tecziye edilir. 2-)765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu döneminde, hususi evrakı bozmak fiili, mezkur Kanunun 348. maddesi delâtiyle mezkur Kanunun 345. maddesine göre tecziye edilmekteydi.Yani, hususi evrakı yırtmak, bozmak fiili yüz kızartıcı suç olan sahtecilik olarak vasıflandırılmaktaydı. Buna karşılık, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 208. mddesi, hususi evrakı yırtmak fiilini, sahtecilik vasıflandırmamaktadır.Bunun pratik sonucu, 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu döneminde hususi evrakı bozmak suçundan mahkum olan kişinin adli sicil arşiv kayıtları,ceza miktarı yönünden bir engel yoksa silinmesi mümkündür.Bunun için yeniden yargılama yapılması gerekir. çünkü adli sicil kayıtlarda 765 sayılı Türk Ceza Kanunun ( Turkish Penal Code) 348. maddesi dercedilmemiş olabilir. 3-)Hususi evrakı bozmak fiili, sahtecilik olmadığından, iğfal kabiliyeti aranmaz.Gerçek bir hususi evrakta tahrifatta, iğfal kabiliyeti yoksa, suç hususi evrakı bozmak suçuna dönüşür. 4-)Hususi evrakı bozmak, gerçek bir hususi evrakı çizmek, boyamak,’ödendi ‘ ibaresini havi yazı yazmak,mürekkep dökmek, karalamak, yani hsusi evrakın ispat gücüne etki yapabilevek her türlü fiiller bozmak olarak vasıflandırılr.Hususi evrakı bozmak fiili evrakın fiziki yani maddi unsuruna yönelik değildir.Hususi evrakın ifa ettiği ispat gücüne yöneliktir.Hususi evrakın; hukuki kıymet taşıyan, tarih, miktar, alacaklı, borçlu, vade tarihi, tanzim tarihi, şahitler, kefiller, aval veren, imza, kaşe, mühür, vb. gibi ibarelerde tahrifat yapılması misal olarak verilebilir. Hususi evrakı yok etmek, hususi evrakın maddi yani fiziki unsuruna yöneliktir. Hususi evrakı yırtmak, yemek, yakmak buna misal olarak verilebilir. 5-)Hususi belgeyi bozmak ve hususi evrakta tahrifat yapmanın cezaları aynı; ancak hususi evrakta tahrifat fiili yüz kızartıcı bir suç olduğundan hukuki sonuçları daha ağırdır.5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 208. maddesi ile sahtecilik vasfından çıkartılmıştır. 6-)Gerçek bir hususi belgede tahrifat yapıldığında ve hususi evrak bozulduğunda, ilk önce tahrifat yapılan ve bozulan hususi evrakın gerçek bir hususi evrak olup olmadığının ispatı gerekir. Hususi Belgede Sahtecilik ve Resmi Belgeyi Bozmak Hususi belgede sahtecilik suçu oluşmadığı zaman sartları varsa resmi belgeyi bozmak suçu oluşur 1-)Bir kimse, emre muharrer senede imza atıldıktan sonra bir veya bir kaç zorunlu unsuru eksik bırakmak suretiyle sahte bir senet tanzim edebilir.Bu nevi bir senedin tüm unusurları tam olmadığı için fail, sahte hususi evrak tanzim etmekten sorumludur.Bu sahte hususi senedi ele geçiren kimse noksan hususları ikmal ederek sahte bir emre emre muhurrer senet tanzim etmesi halinde resmi varaka hükmünde olan evrakta sahtecilik suçundan tecziye edilmesi gerekir.Ancak aralarında iştirak iradesinin bulunması gerekir.Her iki failin arasında iştirak iradesi varsa bu durumda her iki sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37. maddesi gereğince resmi varaka hümünde olan evrakta sahtecilik suçundan tecziye edilmesi gerekir . Hususi Belgede Sahtecilik ve Vergi Suçları 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 01.01. 1999 tarihinde yürürlüğe giren 4369 sayılı Kanun ile değişik 359/1-b maddesine göre, vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi gereken belgedelerin sahte olarak tanzim edilmesi yeterlidir.Ayrıca kullanılması gerekmez. 1-)213 sayılı Vergi Usul Kanunun 01.01. 1999 tarihinde yürürlüğe giren 4369 sayılı Kanun ile değişik 359/1-b maddesine göre, vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi gereken belgelerin sahte olarak düzenlenmesi suçun oluşumu için yeterli olup, bu belgelerin kullanılması ve vergi ziyaının doğması suçun unsuru olmaktan çıkarıldığı cihetl, katılanın muhasebecisi olan sanığın, giyim yardımımdan yararlanacak kşilere kullanılmak üzere sahte fatura düzenlemekten ibaret fiilinin, mezkur kanunun 359/1-b maddesinde öngörülen suçu oluşturacağından,213 sayılı Kanun’un 367. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Kaçakçılık suçunun işlendiğinden haberdar olan Cumhuriyet Savcılığı’nın hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını istemesi, kamu davasının açılması hususunun, inceleme sonucunun C.Savcılığı’na bildirilmesine talik olunması gerekirken,suç ihbarında bulunan mükellefin muhasebecisi olan sanığın sahte fatura düzenlediğine ilişkin şikâyet dilekcesi üzerine, Deftarlık veya Gelirler Bölge Müdürlüğü’nden dava şartı olan mütalaa alınmadan, açılan kamu davasına devamla suç vasfında hataya düşülerek hususi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kurulması,11.CD.14.11.2007 Tarih ve E-2006/6740, K-2007/7940 sayılı kararı. 2-)Muhteviyatı itibari ile sahte belge tanzim etmek suçu, sahte hususi evrak tanzim etmek suçundan farklıdır. Muhtevası itibari ile sahte evrak tanzim etmek suçu için mükellef olmak gerekir. Belgenin yasal olaral alınmış olması gerekir.Belgenin yasal olarak alınmamış olması halinde, fiil sahte belge tanzim etmek suçunu oluşturur. Hususi sahte belgenin oluşması için kullanılması şart olduğu halde, muhteviyatı itibari ile sahte belge tanzim etmek suçunda kullanma aranmaz. Muhteviyati itibari ile sahte evrak tanzim etmek suçunda, belge tanzim edildiği anda oluşur.Ayrıca muhteviyatı itibari ile sahte belge tanzim etmek suçunda iğfal kabiliyeti aranmaz.Ancak, sahte hususi evrak tanzim etmek suçunda, suçun oluşması için, hususi evrakın iğfal kabiliyetinin bulunması gerekir.Muhteviyatı itibari ile sahte belgeyi kullanmak ayrı bir suç oluşturur.Alt ve veya üst tarafı farklı olarak tanzim edilen faturalar, satış miktarı eksik gösterilmiş faturalar buna örnektir. Meselâ 2.000,00 TL’lik satış yapıldığı halde 1.000 TL.’lik fatura düzenlenmesi halinde, fatura düzenlenmekle suç oluşur.Bu belgenin kullanılması gerekmez.Müştekiye verilen faturaların fiyat, miktar ve tarihi ile mükellefin kendisinde kalan faturaların miktar, tarihinin veya fiyatının farklı olmaası buna örnek olarak verilebilir. 3-)Sanığın, şikâyetçiye ait boş faturayı ele geçirip 31.05.2001 tarihli olarak düzenleyip F. Gıda A.Ş. ye vermek suretiyle üzerine atılı suçu işlediğinin iddia olunmasına ve 213 Sayılı Vergi Usul Yasasının 01.01.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4369 sayılı yasa ile değişik 359/b-1 maddesine göre; vergi kanunları uyarınca düzenlenmesi gereken belgelerin sahte olarak düzenlenmesi suçun oluşumu için yeterli olup bu belgelerin kullanılması ve vergi ziyaı doğması suçun unsuru olmaktan çıkarıldığı cihetle eylemin V.U.K. nun 359/b-1 maddesinde öngörülen suçu oluşturup( 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu’nun 345. maddesine mümas hususi belgede sahtecilik suçunu oluşturmaz) oluşturmadığına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi ve görevli mahkemece de sahte fatura düzenlemek suçundan yargılama şartı olan defterdarlık mütalaası alındıktan ve diğer deliller toplandıktan sonra yargılamaya devamla hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, kanuna aykırı sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 19.04.2006 gününde oybirliğyle karar verildi.Esas No:2005/856 Karar No:2006/3201 4-)Bir kişinin, daha az vergi ödemek amacıyla, vergi kanunları gereğince düzenlenmesi gereken defter veya belge dışındaki hususi veya resmi bir evrakı daha az vergi ödemek için vergi dairesine ibraz edilmesi fiili vergi suçu değil, evrakın vasfına göre hususi veya resmi evrakta sahtecilik suçunun oluşturur. Mesela bir kişinin daha az vergi ödemek amacıyla kira akdine ilişkin hususi mahiyetteki bir belgeyi vergi dairesine ibraz etmesi halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 207. maddesi gereğince değerlendirme yapması gerekir.Kira aktinin fotokopisini ibraz etmesi halinde de fotokopinin iğfal veya ikna kabiliyeti olmadığından Türk Ceza Kanunun 206. maddesine göre yalan beyanda bulunma suçundan dolayı işlem yapmak gerekir. 5-) Sanığa isnat edilen sahte fatura kullanma suçu, hususi belgede sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 359. maddesi kapsamında kalan suçu oluşturduğundan, dava şartı olan Defterdarlık Mütalaasının alınması gerekir( 11.CD 26.06.2007 tarihli ve 590/4440 sayılı içtihadı) Ozel Belgede Sahtecilik ve Sahte Kredi Kartını Kullanmak 1-) Sahte kredi almak için, sahte kimlikle müracaat formu doldurulması halinde, ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 12. maddesi gereğince ayrıca hususi belgede sahtecilik suçundan ceza verilmesi gereki 2-) Sanığın bir bankaya sahte kimlik bilgileri ile kredi kartı müracaat formu düzenleyip aldığı kredi kartını kullanarak muhtelif tarihlilerde menfaat sağlaması fiili, zincirleme seklide kredi kartını kötüye kullanma( TCK 245/3, 43) ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 212. maddesi gereğince hususi belgede sahtecilik suçunu da oluşturur( 11.CD 05. 02. 2009 tarihli ve 18715/ 667 sayılı içtihadı) Özel Belgede Sahtecilik ve 4733 sayılı Kanununa Muhalefet Tütün mamülleri, ve alkollü içkilerle ilgi olarak sahte bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri kullanılmasıyla ilgi olarak sahtecilik değil 4733 sayılı Kanunu’nun 8. maddesine göre değerlendirme yapılması gerekir Madde 8- (Değişik madde: 23/01/2008-5728 S.K./498.mad;Değişik Madde: 03/04/2008-5752 S.K./3.mad) Ticari amaç olmaksızın, kendi ürettiği ürünleri kullanarak elli kilogramı aşmayan sarmalık kıyılmış tütün elde eden veya üçyüzelli litreyi aşmayan fermente alkollü içki imal edenler haricinde, Kurumdan tesis kurma ve faaliyet izni almadan; tütün işleyenler veya tütün mamulleri, etil alkol, metanol ya da alkollü içki üretmek üzere fabrika, tesis veya imalathane kuran ve işletenler bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırı hareket edenler ile tesislerinde izin verilen kategori dışında faaliyette bulunanlara da aynı ceza verilir. Tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin ambalajlarına kamu kurumlarınca uygulanan bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri; ilgili mevzuatta belirlenen şekilde temin etmesine rağmen belirlenen ürünlerde kullanmaksızın bedelli veya bedelsiz olarak yayanlar, bunları alma veya kullanma hakkı olmadığı halde sahte evrak veya dokümanlarla veya herhangi bir biçimde ilgili kurum ve kuruluşları yanıltarak temin edenler, bunları taklit veya tahrif ederek ya da konulduğu üründen kaldırarak, değiştirerek ya da her ne suretle olursa olsun tedarik ederek amacı dışında kullananlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İkinci fıkrada belirtilen bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretlerin taklitlerini imal eden veya taklitlerini ülkeye sokanlar ile bunları bilerek bulunduran, nakleden, satan ya da kullananlar üç yıldan beş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ürünleri ya da taklit veya niteliğine uygun olmayan işaretleri taşıyan ürünleri ticari amaçla bulunduran, nakleden, satışa arz eden veya satanlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu fıkrada belirtilen ürünlere el konulması, muhafazası ve tasfiyesi ile bunları ihbar edenlere ve yakalayan kamu görevlilerine ikramiye ödenmesi hususlarında 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda kaçak eşya için öngörülen usuller uygulanır. Bu ürünlere el konulduğu tarihten itibaren onbeş gün içinde, numune alınarak ve gerekli tespitler yapılarak, soruşturma evresinde hâkim, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından imha suretiyle tasfiye kararı verilebilir. Tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler piyasasında mal veya hizmet üreten, işleyen, ihraç veya ithal eden, pazarlayan, alan veya satan gerçek ve tüzel kişilere aşağıda yazılı idarî yaptırımlar uygulanır: a) Bu Kanun veya ilgili mevzuat gereğince Kurum tarafından istenilen ticari faaliyetlerini gösterir satış veya faaliyet raporlarını veya bilgi, belge ve numuneleri yazılı uyarıya rağmen belirlenen süre içinde vermeyenlere, yanlış veya yanıltıcı bilgi veya belge verenlere, gerekli tesis ve yerleri incelemeye açmayanlara ellibin Yeni Türk Lirasından ikiyüzellibin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. b) Üreticiden satın aldıkları tütünleri satış merkezlerine veya Kuruma tescil ettirmeyenlere, yazılı sözleşme yapma tarihine uymayanlara, işleme açılış ve kapanışları ile tütün stoklarını ve tütün depolarını süresi içinde bildirmeyenlere, izinsiz standart dışı işleme yapanlara, bu Kanunda tütün eksperi unvanına sahip olanlar tarafından yapılması öngörülen işleri yetkisiz kişilere yaptıranlara, yazılı sözleşme esası veya açık artırma yöntemi ile yapılan alım satım kapsamındaki yükümlülüklerini süresi içinde yerine getirmeyenlere onbin Yeni Türk Lirasından ellibin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Bu hüküm Kurumdan izin almadan bir yere mahsus tütün çeşidinin tohum veya fidelerini başka çeşitlere ayrılmış olan yerlere ekenler, dikenler veya bu amaçlarla taşıyanlar hakkında da uygulanır. c) İzin almadan veya güncelleme yapmadan, ana girdilerde veya ürün ambalajında değişiklik yaparak ürünleri piyasaya arz edenlere ellibin Yeni Türk Lirasından beşyüzbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. d) Kurumdan izin almaksızın işleme veya üretim tesislerinde proje tadilat kapsamındaki işlemleri yapan, kurulu makinelerini ülke içerisinde kısmen veya tamamen aynı firma tarafından kurulan yeni veya eski bir fabrikaya nakleden, başka bir firmaya devreden ya da ülke dışına çıkaranlara veya bildirimde bulunmaksızın faaliyetini sona erdirenlere ellibin Yeni Türk Lirasından beşyüzbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. e) Kurumdan izin almadan veya bildirimde bulunmadan dökme alkollü içkileri piyasaya arz eden, sevkiyatını yapan veya izin verilen yerlerden farklı yerlerde depolayanlara ikiyüzbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. f) Kurumdan belge almamış kişilerden ürün alan veya bu kişilere ürün satan ya da belgesinde belirtilen işyeri dışında satış yapan toptan veya perakende tütün mamulü, etil alkol, metanol veya alkollü içki satıcıları ya da açık içki satıcılarına bin Yeni Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. g) Kurumdan satış belgesi almadan tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin toptan satışını yapanlara ellibin Yeni Türk Lirası; perakende satışını yapanlara ise beşbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. h) Kurumdan yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara ellibin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. ı) Kurumdan uygunluk belgesi almadan enfiye, çiğneme, nargile tütünü veya yaprak sigara kâğıdı ya da makaron üretenler ile satan veya satışa arz edenlere, ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlere beşbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. j) Yetkili olmadıkları halde, açık olarak içki satışı veya sunumu yapanlar ile satışa sunulan tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkileri arz ambalajlarını bozmak veya bunları bölmek suretiyle satanlara bin Yeni Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. k) Tütün mamulleri veya alkollü içkilerin tüketicilere satışını; izinsiz olarak veya Kurum düzenlemelerine aykırılık oluşturacak şekilde internet, televizyon, faks ve telefon gibi elektronik ticaret araçları ya da posta ile sipariş yöntemi kullanarak yapmak üzere satış sistemi kuran veya faaliyette bulunanlara yirmibin Yeni Türk Lirasından yüzbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. 1) Tütün mamulleri veya alkollü içkileri satış yerlerindeki raf veya standlara, her türlü teşhir ünitesine, reklam ve tanıtımına ilişkin mevzuata ve Kurum düzenlemelerine aykırılık oluşturacak veya herhangi bir firmaya üstünlük sağlayacak şekilde yerleştirenlere otuzbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. m) Tütün mamulleri veya alkollü içkilerin kullanımını ve satışını özendirici veya teşvik edici kampanya, promosyon, reklam ve tanıtım yapılmasını önlemek amacıyla Kurum tarafından bu Kanun uyarınca yapılan düzenlemelere aykırı hareket edenlere otuzbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. n) Tütün mamulleri veya alkollü içkileri; otomatik satış makinesi ile satanlara veya bahis oynatmak veya ödül vermek gibi yollarla verenlere, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde ellibin Yeni Türk Lirasından ikiyüzellibin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Yukarıda sayılan fiiller dışında, bu Kanun ile 4250 sayılı Kanuna veya bu kanunlara göre yürürlüğe konulmuş yönetmeliklere ya da Kurumca verilen belgelerde yer alan şartlara uyulmadığının tespiti halinde, ilgili gerçek ve tüzel kişiler uyarılır ve aykırılığın giderilmesi için uygun bir süre verilir. Her işlem için verilecek süre Kurumca belirlenir. Verilen süre sonunda aykırılığın devam etmesi halinde veya aykırılığın giderilmesinin mümkün olmadığı hallerde süre verilmeksizin Kurumca verilen belgeler iptal edilir. İdarî para cezaları, fiillerin tekrarı halinde, bir önceki cezanın iki katı olarak verilir. Beşinci fıkranın (c) bendinde sayılan fiillerin tekrarı halinde ayrıca ihlale konu ürünün piyasaya arzının bir yıla kadar durdurulmasına; (a), (b), (d), (e), (f), (j), (k), (1), (m) ve (n) bentlerinde sayılan fiillerin, ilk fiilin işlenmesinden sonraki beş yıl içinde üçüncü defa işlenmesi halinde ise belgelerin iptaline karar verilir. Satış belgesi iptal edilen satıcılar, satış belgesi iptaline konu işyerinde aynı işletme adı altında faaliyette bulunan üçüncü kişiler ile satış belgesi iptal edilen satıcılarca belge iptaline konu işyerinin farklı işletme adı altında fiilen işletilmesi halinde, bu işletme üzerine kayıtlı görünen üçüncü kişiler adına iki yıl süreyle yeni belge başvurusunda bulunulamaz. Bu Kanuna, 4250 sayılı Kanuna veya 5607 sayılı Kanuna aykırılıktan dolayı yargılanması devam edenler ile mahkum olanlara veya aynı kanunlara aykırılıktan dolayı iki defadan fazla ön ödemede bulunması nedeniyle haklarında kamu davası açılmamış ya da düşmüş olanlara satış, dağıtım veya uygunluk belgesi verilmez; verilmiş olanlar da iptal edilir. Beşinci fıkranın (f), (g), (h), (ı) ve (j) bentlerinde yazılı fiiller hakkında idarî yaptırım uygulamaya ve bu fiillerin konusunu oluşturan her türlü eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi kararını vermeye mahalli mülkî amirler, diğer bentlerde yazılı fiiller hakkında idarî para cezası vermeye Kurum yetkilidir. Mahalli mülkî amirlerce uygulanan idarî yaptırımlar onbeş gün içinde Kuruma iletilir. Bu Kanun hükümlerine göre verilen idarî yaptırım kararlarına karşı 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir. Ancak, idare mahkemesinde dava, işlemin tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde açılır. İdare mahkemesinde iptal davası açılmış olması, kararın yerine getirilmesini durdurmaz. İdarî yaptırımlara ilişkin olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır. Ozel Belgede Sahtetecilik ve Resmi Belgede Sahtecilik 1-) Resmi belgenin unsuru olmayan bir konuda tahrifat yapmak, suçun vasfını değiştirmez 2-) Çekin unsurları kanunda sınırlı şekilde sayılmış olup, vergi kimlik nunarası bunlar arasında değildir. Çek üzerinde bulunan vergi kimlik numarası üzerinde tahrifat yapılması, vergi kimlik numarası çekin unsuru olmadığından, resmi belge hükmünde olan çek, hususi belgeye dönüşmez.Resmi belgede sahtecilik yerine, hususi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırıdır( 11.CD 23.11.2009 tarihli ve 2008/20423E ve 2009/ 14508K sayılı içtihadı, YKD Nisan 2010) 3-)Yakınan Ertun B'den dan satın aldığı otomobile karşılık Türk Ticaret Kanununun 688/6. maddesinin öngördüğü zorunlu biçimsel öğelerinden düzenleme tarihini içermemesi nedeniyle kambiyo senedi ve dolayısıyla resmi belge niteliğini taşımayan sahte düzenlenmiş suça konu özel belgeyi imzalayarak yakınana vermesi, yakınan Cemazel Alagöz' den satın aldığı otomobile karşılık ise Türk Ticaret Kanununun 688/5-6. maddesinin öngördüğü zorunlu biçimsel öğelerinden düzenleme tarihini ile Kime ve kimin emrine ödenecekse onun ad ve soyadını içermemesi nedeniyle kambiyo senedi ve dolayısıyla resmi belge niteliğini taşımayan sahte düzenlenmiş suça konu özel belgeyi imzalayarak yakınana vermesi eylemlerinin, 765 sayılı TCK.nun 79. maddesi yollamasıyla katılan ve yakınan sayısınca ayrı ayrı dolandırıcılık suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan da hüküm kurulması, 2-Tanık Murat K’nin vekil olarak atandığına ilişkin aracın kayıt maliki Eftal B. adına düzenlenmiş sahte vekaletnameyi adı geçen tanığa vererek, otomobilin katılan Adnan Ö.a Ankara 42. Noterliğinde düzenleme şeklindeki satım sözleşmesiyle vekaleten satılmasını sağlayan sanığın eyleminin 765 sayılı TCY'nın 342/2, 80. maddesine uyan sahtecilik suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi, 3-Sanığın, yakınan Habibe’ye Ticaret Kanununun 688/6. maddesinin öngördüğü zorunlu biçimsel öğelerden düzenleme tarihini ve yerini içermeyen, bu nedenle kambiyo senedi ve dolayısıyla resmi belge niteliğini de taşımayan senetleri vermesi, yakınan Metin’den devraldığı iş yerine karşılık, Türk Ticaret Kanununun 688/5-6. maddesinin öngördüğü zorunlu biçimsel öğelerinden senetlerde lehtar olarak bildirilen Ekşiler İnşaat San ibaresi gerçek ya da tüzel kişiyi göstermediğinden kime ve kimin emrine ödenecekse onun ad ve soyadını içermemesi nedeniyle kambiyo senedi ve dolayısıyla resmi belge niteliğini taşımayan suça konu özel belgeleri imzalayarak vermesi eylemlerinin ayrı ayrı özel belgede sahtecilik suçları oluşturduğunun gözetilmemesi, 4-Sanığın eylemine uyan, yakınan Ali Karademir'e yönelik dolandırıcılık suçundan 765 sayılı TCY'nın 503/1, katılan Adnan Özdoğan'a yönelik sahtecilik suçundan aynı Yasanın 342/2 ve 80.maddelerine göre, hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın yakınan Ali Karademir'e yönelik dolandırıcılık yönünden suça uyan 157/1. maddesinde öngörülen adli para cezasının tutarı, katılan Adnan Özdoğan'a yönelik sahtecilik suçu yönünden ise 204/1-3 ve 43/1.maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından; anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında sanık yararına olması ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 5-)1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 23.2.1938 günlü 1937/23-1938/9 sayılı,Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında; somut olayla ilgili yakınanlar Metin Yılmaz ve Habibe Nurdan Bostancı'ya yönelik sahtecilik suçları bakımından 765 sayılı TCY'nın her bir yakınana yönelik sahtecilik eylemi nedeniyle ayrı ayrı 345 ve 80. katılan Ertun Bozkurt ile yakınan Cemazel Alagöz'e yönelik dolandırıcılık suçu bakımından ise ayrı ayrı aynı Yasanın 503/1 ve 522/1. maddeleriyle 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın yakınanlar Metin ve Habibe’ye yönelik sahtecilik suçları bakımından 207/1 ve 43/1, katılan Ertun B.’ ile yakınan Cemazel A’ya yönelik dolandırıcılık suçu bakımından ise aynı Yasanın 212/1, 207/1 ve 157/1. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda 765 sayılı TCY'nın sanık yararına olduğunun gözetilmesinde zorunludur (6.CD 13/03/2006 tarihli ve Esas No:2004/4574 Karar No:2006/2404 künyeli içtihadı) 6-)Hususi bir belgenin noter tarafından tasdik edilmesi onu resmi bir varaka haline getirmez. Ancak hususi varakada noter tarafından yapılan tasdikte, tahrifat veya tağyir yapılması halinde sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli varakada sahtecilik söz konusudur.Limited şirketine ait defterde sermaye arttırımının noter tarafınadan tasdik edilen 25.06.1997 tarihli (2) numaralı kararda sahtecilik yapılması halinde, noterde tasdik edilen sahtecilik kısmında sahtecilik bulunmaması nedeniyle, 765 sayılı (mülga) Türk Ceza Kanunu’nun 342/2. maddesi değil; mezkur Kanunu’nun 345. maddesi uyğulanması gerekir.(6.CD 8.10.2003 tarihli ve 44-6558 künyeli içtihadı) Özel Evrakta Sahetecilik ve İftira Bir kimsenin, başkasına iftira atmak için, bir dilekçe yazıp yetkili merciiye vermesi fiili, hususi belgede sahtecilik değil, iftira suçunu oluştur. 1-)Bir kimsenin, köy muhtarına iftira atmak amacıyla kaymakamlığa dilekçe yazıp vermesi ve bu dilekçeye istinaden de muhtar hakkında idari soruşturma yapılması fiili, 765 sayılı(mülga) Türk Ceza Kanunu’nun 285/1. maddesine mümas suçu oluşturur, mezkur Kanunu’nun 345. maddesine mümas hususi evrakta sahtecilik suçu oluşmaz.(6.CD. 21.20.2003 tarihli ve 18526E/7268K künyeli içtihadı) 2-)Failin, ‘Abdullah U.’ adını kullanmak suretiyle Yüksek Öğretim Kurumuna Dilekçe yazarak, Abdullah adında bir kimse hakkında idari soruşturma başlatması fiili, 765 sayılı(mülga) Türk Ceza Kanunu’nun 285/1. maddesine mümas suçu oluşturduğu halde, mezkur Kanunu’nu 345. maddesiyle hüküm tesis edilmesi hukuka aykırıdır(6.CD.22.04.2003 tarihli ve 14339-2079 künyeli içtihadı) Kaynak : http://tuncayilcim.av.tr/v5/ozel-belge-sahtecilik-sucu/